Almanca Konuşma: Telefon Görüşmesi Cümle Kalıpları ve Teknikleri

Almanca telefon görüşmelerinde aşağıdaki almanca konuşma kalıpları ve tekniklerini kullanabilirsiniz. Telefon numarası söylenirken Türkçe’den farklı olarak, sayıların teker teker söylendiğine dikkat ediniz lütfen.

Hallo, hier spricht __________ aus Deutschland.
Merhaba, ben Almanya’dan __________.

Schön, wieder von dir zu hören.
Seninle tekrar görüşmek güzel.

Ich habe eine ganze Weile nichts von dir gehört.
Bir süredir senden haber alamadım.

Ich würde dich gern besuchen.
Seni ziyaret etmek isterim.

Ich wollte einfach hallo sagen.
Sadece merhaba demek istedim.

Ist __________ da? Kann ich kurz mit ihr sprechen?
__________ orada mı? Onunla bir dakika konuşabilir miyim?

Tut mir leid, sie ist gerade ausgegangen. Aber du erreichst du sicher auf ihrem Handy.
Üzgünüm, yeni ayrıldı. Ama eminim ona cep telefonundan ulaşabilirsin.

Kannst du sie bitten, mich zurückzurufen?
Ondan beni aramasını rica eder misin?

Es passt im Moment nicht so gut. Kann ich zurückrufen?
Şu anda çok iyi bir zaman degil. Seni tekrar arayabilir miyim?

Bis wann kann ich dich anrufen?
Seni ne zaman arayabilirim

Ich bin zu Hause. Kannst du mich auf dem Festnetz anrufen?
Ben evdeyim. Beni sabit hattan arayabilir misin?

Hast du meine Nummer?
Numaram sende var mı?

Ich habe eine neue Handynummer.
Yeni bir cep numaram var.

Ich rufe dich vom Handy an. Mein Akku geht zu Ende.
Seni telefondan ararım. Pilim bitiyor.

Ich habe kein sehr gutes Signal.
Çok iyi bir sinyalim yok.

Tut mir leid, du warst auf einmal weg.
Üzgünüm, aniden gitti.

Ich höre dich gut. Kannst du mich hören?
Seni iyi duyuyorum. Beni duyuyor musun?

__________ am Apparat. Wie kann ich Ihnen helfen?
Telefonda __________. Size nasıl yardımcı olabilirim?

Hier spricht __________ , ich rufe aus Hamburg an.
Ben __________ , Hamburg’dan arıyorum.

Hier ist _________ von der Firma Bosch.
Ben Bosch firmasından __________.

Ist Ali da? – Einen Augenblick. Ich rufe ihn.
Ali orada mı? – Bir dakika. Onu çağırayım.

Ich stelle Sie durch.
Sizi bağlıyorum.

Ihren Namen habe ich von einer Kollegin.
İsminizi bir meslektaşımdan aldım.

Ihr Unternehmen ist mir empfohlen worden.
Şirketiniz bana önerildi.

Wir haben uns auf der Messe in München kennengelernt.
Münih’teki fuarda tanıştık.

Was kann ich für Sie tun?
Sizin için ne yapabilirim

Ich möchte einen Termin / Treffen vereinbaren.
Randevu almak / buluşmak istiyorum.

Sind Sie (dafür) zuständig?
Bunun icin siz mi sorumlusunuz?

Wenn Sie einen Moment dranbleiben, suche ich jemanden, der Ihnen helfen kann.
Bir dakika beklerseniz, size yardım edebilecek birini arıyorum.

Ich höre Sie sehr schlecht.
Sizi çok kötü duyuyorum.

Das habe ich leider nicht ganz mitbekommen.
Ne yazık ki, bunu tam olarak alamadım.

Könnten Sie es bitte wiederholen?
Lütfen tekrar eder misiniz?

Unsere Leitungen sind im Moment alle besetzt. Bitte bleiben Sie am Apparat.
Hatlarımız şu an çok meşgul. Lütfen hatta kalın.

Es ist leider etwas dazwischen gekommen.
Ne yazık ki, araya başka bir iş girdi.

Ich muss unseren Termin verschieben / absagen.
Randevumuzu ertelemeliyim / iptal etmeliyim.

Eine Sitzung fällt aus, sodass wir unser Treffen vorziehen könnten.
Bir oturum iptal edildi, bu yüzden toplantımızı öne alabiliriz.

Frau / Herr __________ ist leider nicht erreichbar.
Ne yazık ki, Bayan / Bay ___________ müsait değil.

Er / Sie ist in einer Sitzung.
O toplantıda.

Er / Sie ist auf Geschäftsreise.
O iş gezisinde.

Er / Sie ist beschäftigt.
O meşgul.

Er/ Sie ist nicht an ihrem Platz.
O yerinde değil.

Er / Sie ist außer Haus.
O evin dışında.

Kann ich ihm / ihr etwas ausrichten?
Onun için bir şey ileteyim mi?

Wollen Sie eine Nachricht hinterlassen?
Mesaj bırakmak ister misiniz?

Soll er / sie zurückrufen?
Seni geri aramalı mı?

Ich versuche es später noch einmal.
Daha sonra tekrar deneyeceğim.

Ich werde schwer zu erreichen sein.
Ulaşılması zor (bir yerde) olacağım.

Ich habe (jetzt) eine Sitzung.
(Şimdi) bir toplantım var.

Um wie viel Uhr ist er / sie wieder da?
Saat kaçta dönüyor?

Versuchen Sie es bitte in einer halben Stunde.
Lütfen yarım saat içinde deneyin.

Ich bin mir nicht sicher, wann er / sie wieder da ist.
Ne zaman döneceğini bilmiyorum.

Könnten Sie ihm ausrichten, dass ich angerufen habe?
Ona aradığımı söyler misiniz?

Würden Sie ihn bitten, sich bei mir zu melden?
Benimle iletişim kurmasını ister misiniz?

Hat er Ihre Nummer?
Numaranız onda var mı?

Ist es die Nummer hier auf meinem Display?
Ekranımdaki numara bu mu?

Einen Moment. Ich muss etwas zum Schreiben holen.
Bir dakika. Yazacak bir şeyler bulmalıyım.

Gut, bitte fahren Sie fort.
Güzel, lütfen devam edin.

Entschuldigung, war das 3807?
Afedersiniz, bu 3807 miydi?

4.5 8 oy
Bu Yazıya Oy Ver!
Abone Ol
Bildir
guest
3 Yorum
En Eski
En Yeni En Çok Oy
Satır arası yorumlar
Tüm yorumları gör
Ahmet C.
1 yıl önce

Yeni ücretsiz derslerden haberdar olmak için Facebook sayfamızı beğenmeyi unutmayın.
https://facebook.com/almancadersleri.de

Zübeyde
Zübeyde
1 yıl önce

Allah razı olsun çok güzel bir çalışma olmuş. Emeğinize sağlık.

Ahmet C.
Cevapla  Zübeyde
1 yıl önce

Çok teşekkür ederim. Faydalı olmasını dilerim.

3
0
Düşüncelerinizi bekliyorum, lütfen yorum yapınız.x