Almanca Konuşma: Umut, Neşe ve Mutluluk

Umut, Neşe ve Mutluluğunuzu Almanca nasıl ifade edebileceğiniz örnekleri bulabileceğiniz Almanca konuşma cümle kalıpları bu yazıda.

Umut, Neşe ve Mutluluğunuzu Almanca nasıl ifade edebileceğiniz örnekleri bulabileceğiniz Almanca konuşma cümle kalıpları bu yazıda.

HOFFNUNG, FREUDE UND GLÜCK  
Umut, neşe ve mutluluk

Ich hoffe, alles geht gut. 
Umarım her şey yolunda gider.

Ich hoffe, dass ich Ahmet morgen sehe. 
Umarım yarın Ahmet’i görürüm.

Hoffentlich wird Cem befördert. 
İnşallah Cem terfi edecektir.

Hoffen wir das Beste. 
En iyisini umalım.

Ali hat große Hoffnung, bald eine Arbeit zu finden. 
Ali’nin yakında bir iş bulma konusunda büyük ümidi var.

Ich blicke ziemlich optimistisch in die Zukunft. 
Gelecege oldukça iyimser bakiyorum.

Ich habe die Hoffnung noch nicht aufgegeben, eine bezahlbare Wohnung zu finden. 
Uygun bir ev bulma ümidinden vazgeçmedim.

Wir sind alle ziemlich zuversichtlich. 
Bu birçok insana umut verecektir.

Dies wird vielen Menschen Hoffnung geben. 
Bu birçok insana umut verecektir.

Es gibt Licht am Ende des Tunnels. 
Tünelin sonunda ışık var.

Es gibt einen Hoffnungsschimmer. 
Bir umut ışığı var.

Wird Mert auf der Party sein? – Ich hoffe es. / Ich hoffe nicht. 
Mert partide olacak mı? – Umarım öyledir. / Umarım değildir.

Wenn alles gut geht, ist bis zum Wochenende alles fertig. 
Her şey yolunda giderse, hafta sonu her şey hazır.

Diese Nachricht ist vielversprechend. 
Bu haber umut verici.

Diese Nachricht ist ermutigend. 
Bu haber cesaret verici.

Ich bin so glücklich. 
Çok mutluyum.

Ich bin so froh, dass alles gut geht. 
Her şey yolunda olduğu için çok mutluyum.

Ich bin (sehr) froh, dass es dir wieder gut geht. 
Tekrar iyi olduğun için çok mutluyum.

Ali war in ziemlich guter Stimmung. 
Alinin ruh hali oldukça iyi. (Havasında.)

Ahmet war überglücklich. 
Ahmet çok mutlu oldu. (Sevinçten havalara uçtu.)

Als das Baby geboren wurde, waren wir überglücklich. 
Bebek doğduğunda çok sevindik.

Alle waren gut gelaunt. 
Herkes iyi bir moddaydı.

Als sie ihre Prüfungsergebnisse erfahren hat, war sie ganz aus dem Häuschen. 
Sınav sonuçlarını aldığında çok heyecanlandı.

Wir haben uns riesig gefreut. 
Gerçekten mutluyduk.

Eure guten Nachrichten haben uns wirklich aufgemuntert. 
İyi haberleriniz bizi neşelendirdi.

Du hast mich aufgemuntert. 
Beni neşelendirdin.

Du hast mich aufgeheitert. 
Beni neşelendirdin. 

Ende gut, alles gut. 
Sonu iyise hersey iyidir. (Bir şey iyi sonuçlandığında söylenir)

Bu dersi PDF dosyası olarak indirmek için TIKLA.

4 3 oy
Bu Yazıya Oy Ver!
Abone Ol
Bildir
guest
1 Yorum
En Eski
En Yeni En Çok Oy
Satır arası yorumlar
Tüm yorumları gör
Ahmet C.
1 yıl önce

Yeni ve ücretsiz Almanca derslerinden haberdar olmak için Facebook sayfamızı beğenmeyi unutmayın.
https://facebook.com/almancadersleri.de

1
0
Düşüncelerinizi bekliyorum, lütfen yorum yapınız.x
()
x