Almanca Konuşma: İlgi Alanları

INTERESSENGEBIETE
ilgi alanları

Ich schaue sehr gern alte Filme.
Eski filmleri izlemeyi severim.

Ich übernehme meistens das Kochen und probiere gern neue Rezepte aus.
Genelde yemek yapmayı devralır ve yeni tarifler denemeyi severim.

Ich gehe einfach gern raus und treffe mich mit meinen Freunden in einer Bar.
Dışarı çıkıp arkadaşlarımla barda buluşmayı seviyorum.

Ich verpasse keine Folge meiner Lieblingsserie.
Favori serilerimin hiçbir bölümünü kaçırmıyorum.

Ich interessiere mich für das Fotografieren.
Fotoğrafçılıkla ilgileniyorum.

Ich höre gern Musik.
Müzik dinlemeyi severim

Ich bringe mir das Gitarrespielen bei.
Kendi kendime gitar çalmayı öğreniyorum.

Ich gehe ziemlich oft auf Flohmärkte.
Bit pazarlarına çok sık giderim.

Ich sammle Parfümflakons.
Parfüm şişeleri toplarım.

Ich habe einen Hund, der mich zwingt, nach draußen zu gehen.
Beni dışarı çıkmaya zorlayan bir köpeğim var.

Wenn ich nach Hause komme, mache ich gern etwas Aktives.
Eve geldiğimde aktif bir şeyler yapmayı seviyorum.

Ich verbringe viel Zeit mit Twitter / mit Skype / auf Facebook.
Twitter / Skype ile / Facebook’ta çok zaman geçiriyorum.

Ich interessiere mich für alles, was mit Computern / Computerspielen zu tun hat.
Bilgisayar / bilgisayar oyunlarıyla ilgili her şeyle ilgileniyorum.

Wir nutzen jede Gelegenheit zu verreisen.
Seyahat etmek için her fırsatı değerlendiririz.

Ich bin süchtig nach Sudoku.
Sudoku bağımlısıyım.

Ich bin begeisterter Wanderer.
Ben hevesli bir yürüyüşçüyüm.

Ich verbringe ziemlich viel Zeit vor dem Fernseher.
TV izlemek için çok zaman harcıyorum.

Mein wichtigstes Hobby ist Amateurtheater.
Ana hobim amatör tiyatrosudur.

Melek arbeitet ziemlich viel ehrenamtlich.
Melek, oldukça fazla gönüllü çalışma yapıyor.

Ich bin Vorsitzender / Vorsitzende unseres Tennisvereins.
Ben tenis kulübümüzün başkanıyım.

In der wenigen Freizeit, die ich habe, möchte ich es ruhig angehen lassen.
Sahip olduğum az boş zaman diliminde dinlenmek isterim.

Ich interessiere mich nicht für Politik.
Politika ile ilgilenmiyorum.

Ich habe letztes Jahr mitGolf / Kampfsport angefangen.
Golf / dövüş sanatlarına geçen sene başladım.

Hätten Sie Lust auf eine Runde Tennis?
Bir tur tenis oynamak ister misiniz?

Kennen Sie hier einen guten Golfplatz?
Burada iyi bir golf sahası biliyor musunuz?

Ich spiele nicht sehr gut Golf / Fußball.
Ben çok iyi golf oynamıyorum.

Ich habe mein Sportzeug vergessen.
Spor malzemelerimi unuttum.

Ich bin begeisterter Wassersportler / begeisterte Wassersportlerin.
Ben hevesli bir su sporcuyum.

Ich segle.
Yelken açarım.

Ich (wind)surfe.
Ben (rüzgâr) sörf yapıyorum.

Ich fahre Wasserski.
Su kayağı yapıyorum.

Ich mache Sporttauchen.
Tüplü dalış yapıyorum.

Haben Sie Schwimmwesten?
Can yeleğiniz var mı?

Ist das Boot voll ausgestattet?
Tekne tam donanımlı mı?

Es wurde eine Sturmwarnung ausgegeben.
Bir fırtına uyarısı verildi.

Wir gehen am Wochenende meistens wandern.
Hafta sonunda çoğunlukla yürüyüşe çıkıyoruz.

Es gibt einen Wanderweg an der Küste.
Sahilde bir yürüyüş parkuru var.

Wie oft gehen Sie ins Fitnessstudio?
Ne sıklıkla spor salonuna gidiyorsun?

Ich mache Aerobic.
Ben aerobik yaparım.

Ich versuche drei Mal die Woche zu trainieren.
Haftada üç kez antrenman yapmaya çalışıyorum.

Ich gehe regelmäßig ins Pilates.
Pilates’e düzenli olarak gidiyorum.

Ich tanze gern.
Ben dans etmeyi severim.

Ich gehe joggen.
Jogging (tempolu kosu) yapıyorum.

Ich mache Leichtathletik / Kanusport.
Atletizm / kano yapıyorum.

Ich laufe Marathon.
Maraton koşuyorum.

Im Winter gehe ich Ski fahren / langlaufen.
Kışın kayağa / kros kayağa gidiyorum.

Ich gehe Schlittschuh laufen.
Ben paten kaymaya gidiyorum.

Wann öffnet / schließt das Museum?
Müze ne zaman açılır / kapanır?

Wann ist die nächste Führung?
Bir sonraki tur ne zaman?

Haben Sie einen deutschsprachigen Audio-Führer?
Almanca konuşan sesli rehberiniz var mı?

Ist es erlaubt zu fotografieren?
Fotoğraf çekmek için izin var mı?

Die Ausstellung eröffnet morgen.
Sergi yarın açılıyor.

Was kostet der Katalog?
Katalog ne kadar?

Kann ich meine Tasche / meinen Rucksack mit reinnehmen?
Çantamı / sırt çantamı yanımda alabilir miyim?

In welchem Stock sind die Gemälde von Picasso?
Picasso’nun resimleri hangi katta?

Nicht berühren.
Dokunmayın.

Lasst uns Pause machen und ins Café gehen.
Bir ara verelim ve kafeye gidelim.

Die Eintrittskarten sind auf meinen Namen reserviert.
Biletler benim adıma ayrıldı.

In welcher Reihe sind wir?
Hangi sıradayız?

Entschuldigung, ich glaube, Sie sitzen auf meinem Platz.
Üzgünüm, sanırım koltuğumda oturuyorsunuz.

Was spielen sie / führen sie auf?
Ne oynuyorsun / performans sergiliyorsun?

Wann beginnt das Konzert / die Aufführung?
Konser / performans ne zaman başlıyor?

Gibt es eine Pause?
Bir mola var mı?

Er / Sie / Es hat sehr gute Rezensionen bekommen.
Çok iyi eleştiriler aldı.

Der Hauptdarsteller ist fantastisch.
Başrol oyuncusu harika.

Wer hat das Stück geschrieben?
Eseri oyunu kim yazdı?

Die Akustik war großartig.
Akustik harikaydı.

Hättest du Lust ins Kino zu gehen?
Sinemaya gitmek ister misiniz?

Wir könnten den neuen James-Bond-Film anschauen.
Yeni James Bond filmini izleyebiliriz.

Was läuft im Kino?
Sinemada ne var?

Vorführungen sind um 18.30, 20.30 und 22.30 Uhr.
Gösterimler 18.30, 20.30 ve 22.30’da yer almaktadır.

Es gibt eine Spätvorstellung.
Geç bir gösteri var.

Der Film ist in Deutschland noch nicht angelaufen.
Film henüz Almanya’da başlamamıştır.

Der Film läuft gerade in den Kinos an.
Film şu anda sinemalarda.

Was läuft im Fernsehen?
TV’de ne var?

Die Kritiken sind alle sehr positiv.
Eleştirilerin hepsi çok olumlu.

Dieser Film hat mir nicht so gut gefallen wie der vorige.
Bu filmi bir önceki kadar beğenmedim.

Dexter ist meine Lieblingsserie. Ich habe alle Staffeln auf DVD.
Dexter en sevdiğim dizi. Bende tüm sezonlarin DVD’leri her var.

Die Spezialeffekte sind fabelhaft.
Özel efektler muhteşem.

Der Film wurde für zwei Oscars nominiert.
Film iki Oscar için aday gösterildi.

Ich bin ein Fan von japanischen Mangas.
Ben Japon mangasının hayranıyım.

Es gibt jeden Samstag Livemusik.
Her cumartesi canlı müzik var.

Wollen wir tanzen gehen?
Dansa gidelim mi? (gitmek ister miyiz?)

Sie sind diesn Sommer auf Tournee in Spanien.
Bu yaz İspanya’yı geziyorlar.

Es war ein großartiger / ganz mieser Auftritt.
Harika / çok kötü bir performanstı.

5 2 oy
Bu Yazıya Oy Ver!
Abone Ol
Bildir
guest
1 Yorum
En Eski
En Yeni En Çok Oy
Satır arası yorumlar
Tüm yorumları gör
Ahmet C.
1 yıl önce

Yeni ve ücretsiz Almanca derslerinden haberdar olmak için Facebook sayfamızı beğenmeyi unutmayın.
https://facebook.com/almancadersleri.de

1
0
Düşüncelerinizi bekliyorum, lütfen yorum yapınız.x
()
x