Almanca Konuşma: Güzel Sözler ve İltifatlar

Du siehst sehr gut / topfit / toll aus. Çok iyi / formda / harika görünüyorsun.
Du hast dich überhaupt nicht verändert. Hiç değişmemissin.
Du siehst so jung aus wie eh und je. Her zamanki gibi genç görünüyorsun.
Die Farbe steht dir wirklich sehr gut. Bu renk sana gerçekten çok iyi yakismis.
Dein Outfit ist echt toll. Kıyafetin (dis görünüsün) gerçekten harika.
Was für eine herrliche Aussicht! Ne harika bir manzara!
Dieser Ort hat eine tolle Atmosphäre. Burası harika bir atmosfere sahiptir.
Wo haben Sie gelernt, so gut Deutsch zu sprechen? Almanca’yı bu kadar iyi konuşmayı nereden öğrendin?
Was für eine gute Idee! Ne güzel bir fikir!
Was für ein originelles Geschenk. Ne özgün (orjinal) bir hediye.
So etwas habe ich mir schon immer gewünscht! Her zaman böyle bir şeyim olsun istemişimdir!
Das wäre wirklich nicht nötig gewesen! Buna gerçekten hic gerek yoktu!
Ich weiß nicht, was ich ohne dich gemacht hätte. Sensiz ne yapardım bilmiyorum.
Sie waren mir eine große Hilfe. Bana çok (büyük) yardımcı oldunuz.
Danke, dass Sie sich so viel Zeit für mich genommen haben. Bana bu kadar cok zaman ayırdığıniz için teşekkür ederim.
Wir kennen uns noch nicht, oder? Henüz (birbirimizi tanimiyoruz) tanısmıyoruz, değil mi?
Ich hab dich hier noch nie gesehen. Seni hiç buralarda görmemistim.
Bist du zum ersten Mal hier? İlk defa mı buradasın?
Bist du neu hier? Burada yeni misin?
Haben Sie etwas dagegen, wenn ich mich zu Ihnen setze? Seninle oturmamın sakıncası var mı?
Sind Sie allein hier? Burada yalnız mısın?
Sie haben ein wunderschönes Lächeln. Çok güzel bir gülüşün var.
Sie haben wunderschöne Augen. Çok güzel gözlerin var
Ich habe lange nicht mehr so ein köstliches Essen gegessen! Uzun zamandır böyle lezzetli bir yemek yemedim!
Du musst mir das Rezept davon unbedingt geben. Bana bunun tarifini mutlaka vermelisin.
Ich habe mich wirklich wie zu Hause gefühlt. Gerçekten kendimi evimde gibi hissettim.
Ganz ehrlich, ich bin noch nie jemandem begegnet, der so schön ist wie du. Açıkçası, senin kadar güzel birisiyle (simdiye kadar) hiç karsılaşmadım.

WAS MAGST DU GERN? NELERDEN HOSLANIRSIN?
Könnte ich Sie etwas fragen? Size bir şey sorabilir miyim?
Darf ich mich vielleicht zu Ihnen gesellen? Size katilabilir miyim?
Darf ich Sie begleiten? Size eslik edebilir miyim?
Welche Ort würdest du empfehlen? Nereleri tavsiye edersiniz?
Es war wirklich schön , dich kenenzulernen. Seninle tanismak gercekten cok güzeldi.
Darf ich dich auf etwas zum trinken / zum Essen einladen? Seni birseyler içmeye / yemeye davet edebilir miyim?
Für was interessierst du dich? Neye ilgi duyuyorsun?
Welche Art von Musik magst du? Ne tür müzikten hoşlanırsın?
Weißt du, wo man hier gut ausgehen kann? Burada nerelere gidilir (dışarı çıkilir), biliyor musun?
Worauf hättest du Lust? Ne yapmak istersin? (Canin ne yapmak istiyor?)
Ich habe Lust, ins Kino zu gehen? Canim sinemaya gitmek istiyor.
Möchtest du einen Ausflug machen? Gezinti yapmak ister misiniz?
Ich gehe in dieselbe Richtung. Ben aynı yöne gidiyorum.
Ich würde dich sehr gern wieder sehen. Seni tekrar görmek isterim
Hättest du Lust, diesen neuen Film zu sehen …? Bu yeni filmi görmek ister misiniz …?
Möchtest du in den neuen Film gehen? Yeni filme gitmek ister misin?
Ich gebe dir meine Nummer, dann kannst du mich anrufen, o.k.? Numaramı veriyorum, sonra beni arayabilirsin, tamam mı?
Kann ich auch deine haben? Ben de seninkini alabilir miyim?
Soll ich dich (von zu Hause / von der arbeit) abholen? Seni (evden / işten) alayım mı?

0 0 oy
Bu Yazıya Oy Ver!
Abone Ol
Bildir
guest
0 Yorum
Satır arası yorumlar
Tüm yorumları gör
0
Düşüncelerinizi bekliyorum, lütfen yorum yapınız.x
()
x